Yılın Kurgu Haberine İmza Attı!
"İzmir'de bomba patlamıştı, patlatan ise Ergenekon'du. Hedef mi, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ..." Kurgu bu kadarla da sınırlı değil.
PAYLAŞ

Türkiye 3 gün boyunca Takvim gazetesi manşetten -hem de Genel Yayın Yönetmeni'nin imzası ile- verdiği bu haberi konuştu. Ancak müthiş kurgu, gazetenin haberinde ismini zikrettiği Hilmi Özkök'ün açıklamaları ile bozuldu. Ancak gazete bugünkü manşetinden de kurgusunu ısrarla sürdürdü, hem de Özkök'ün kendilerini doğruladığını iddia ederek...
ÖZKÖK'ÜN YALANLAMASINA RAĞMEN...
Takvim Gazetesi'nin Başbuğ'la ilgili iddiası Hilmi Özkök tarafından bizzat yalanlandı. Ancak, gazete bu açıklamayı bile, "Özkök Takvim'in haberini doğruladı" şeklinde verdi.
Takvim Gazetesi önceki gün manşetten Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler imzalı ilginç bir iddiayı gündeme getirmişti. Ergenekon soruşturması kapsamında İnternet Andıcı'ndan tutuklanan Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 2008 yılında Ergenekon'un suikastine uğradığı ve son anda kurtulduğu iddia edilmişti.
Sözkonusu olay 21 Ağustos 2008 günü İzmir'de meydana gelmiş ve 16 kişi bombalı saldırıda yaralanmıştı.
Bu iddiayı Takvim'e ismini vermek istemeyen bir muvazzaf subayın söylediği iddia edilmişti. Takvim'in haberinde Başbuğ'un Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü de ziyaret ettiği belirtilmişti.
Takvim'in bu iddiası dün Hilmi Özkök'e soruldu. Özkök, İlker Başbuğ'un o dönemde kendisini ziyaret ettiğini, ancak tarihini tam olarak hatırlamadığını söyledi. Özkök, "Bir olay oldu Yağhaneler'de. Olayın İlker Paşa'yla ilgili olduğuna dair bir düşüncemiz ve değerlendirmemiz olmamıştı" şeklinde konuştu. Ancak, gazete bugün okuyucusuna küçük dilini yutturacak bir hamle ile yüzyılın çarpıtmasına imza attı.
İşte okuyana parmak ısırttıran kurguda son perde:
'BAŞBUĞ İLE GÖRÜŞTÜM'
Bu başlık Takvim'in bu günkü manşeti... Devamında mı ne var? Hep birlikte okuyoruz: Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök, İlker Başbuğ'un 'bombalı suikastten' kurtulduğu İzmir buluşmasını doğruladı. Takvim pazartesi günkü manşetinde tutuklanarak Silivri cezaevine konulan emekli orgeneral İlker Başbuğ ile ilgili 4 yıldır gizlenen sırrı gündeme getirmişti. Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök dün Anadolu Ajansı'na "Başbuğ beni ziyaret etti. Komutanlar şehre geldiklerinde beni ziyaret ederler, normal bir şey açıklamasını yaptı. Özkök, bombalı saldırıya ilişkin o zamanki kanaatini de, "Bir olay oldu Yağhaneler'de... Olayın İlker paşa ile ilgili olduğuna dair bir düşüncemiz olmamıştı" dedi.
Bu da Takvimin'in okuyucusundan gizlediği detay: Hilmi Özkök açıklamarında İlker Başbuğ'un o dönemde kendisini ziyaret ettiğini, ancak tarihini tam olarak hatırlamadığını da söyledi.
TAKVİM PAZARTESİ GÜNKÜ MANŞETİNDE NE DEMİŞTİ
Başlık: Başbuğ'un İzmir sırrı... İşte o haber:
İnternet andıcı davasında şüpheli olarak ifade verdikten sonra tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ile ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı. Takvim gazetesi genel yayın yönetmeni Ergün Diler’in haberine göre; Genelkurmay Başkanlığı’nda da önemli bir görevde bulunan söz konusu tanık, 20 Ağustos 2008’da eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü ziyaret ettiklerini, bir gün sonra sabah erken saatlerde havaalanına gitmek üzere yola çıktıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Tarih 21 Ağustos 2008’di. Saat sabah 07.45’ti. İlker Paşa’nın (Başbuğ) Genelkurmay Başkanı olarak atanmasına 1 hafta vardı. Biz, bir gün önce, yani 20 Ağustos’ta emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün evine ziyarete gittik. İlker Paşa, Özkök’ü sever sayardı. Onun uyarılarını çok dikkate alırdı. 21 Ağustos sabahı İzmir’i bilenler için tanıdık bir nokta olan Yağhaneler’den salınıp Yeşillik Caddesi’nde ilerliyorduk. İstikamet havaalanıydı. Etrafta işine gücüne koşturan insanlar dışında yabancı bir olgu yoktu. Birdenbire önümüzdeki bir araba büyük bir gürültüyle patladı. Ortalık savaş alanına döndü. Hedef İlker Paşa’ydı. Saldırıda 16 polis, asker ve sivil yaralandı. Ancak patlamada bir albayımız şehit düştü. Bunu sakladık, basınla paylaşmadık. Anlayacağınız İlker Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olmasından çok rahatsız olanlar vardı. Olayın büyümesini engelledik. 22 Ağustos tarihli gazetelerde adi bir olay gibi yansıtıldı.
Kandıra’ya ‘mesaj’
Aradan bir süre geçmişti. Saldırı unutulmuştu. Tarihler 4 Eylül 2008’i gösteriyordu. Gazeteler ‘Başbuğ destekli Kandıra ziyareti’ manşetiyle çıktı. Oysa olayın perde arkası hiç böyle değildi. Başbuğ Paşa, Korgeneral Galip Mendi’yi Ergenekon’dan tutuklanan Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’u ziyarete yolladı. Bu ziyaret kamuoyunda ‘paşalara destek’ olarak algılandı ve sunuldu. Ancak ziyaretin amacı bambaşkaydı. Çünkü suikast Ergenekon işiydi. Başbuğ her detayı biliyordu. Onların güvendiği bir isim olan Mendi’yle masaj yollayıp gözdağı verdi. Bunu açıklayamam ama gözdağı çok ciddiydi. Zaten daha sonra geri adım attılar.
Orada kim yoktu?
İlker Paşa kesin olarak darbeci değil. Eğer darbeci ise, çıkıp Hilmi Paşa’nın bunu açıklaması gerekir. Bakın, kendisi Silivri’de tek başına kalmayı tercih etti. Çünkü darbeci diye araya mesafe koyduğu isimlerle birlikte olmaz. (‘Hasan Iğsız’ı mı kastediyorsunuz?’ sorusu üzerine) İsim vermeme gerek yok. Ancak Tokat’ta 7 şehit verdiğimiz saldırıdan sonra içerideki paşalardan biri Başbuğ’un üzerine yürüyüp ‘Burada benim borum öter’ demiştir. Bunu bilenler bilir. (Kim olduğunu) söyleyemem. En azından şimdilik. Ama İlker Paşa’nın Baılıkesir’de geniş katılımlı bir açıklaması vardı. Bakın o fotoğrafa, eksik olanı görmek zor değil.”
İsmail Gıyasoğlu/Haber365
Yayın Zamanı : 11 Ocak Çarşamba 2012 15:32