← →
  • 0

    Eurovision'da Rus Nineler Finalde

  • 0

    Erol Köse'den 'Deniz Seki' Yorumu

  • 0

    Gırgır TSK'yı Sarıkla Vurdu

  • 0

    Deniz Seki'ye 6 Yıl Hapis

  • 0

    Trabzonspor Bamba'sına Kavuşuyor

  • 0

    Beşiktaş'a Alman Panzeri

  • 0

    F.Bahçe'ye Devler Ligi'nde İlk Şok!

  • 0

    Ünlü Popçu Bıçaklandı

  • 0

    Cenazeme Hükümetten Kimse Gelmesin

Muhtar'dan Dündar'a Sazan Benzetmesi

Vatan Gazetesi yazarı Reha muhtar'dan Can Dündar'ı kızdıracak. Dindar gençlik tartışmasının “sazan”ı Can Dündar olsun, ben olmam!..

Muhtar'dan Dündar'a Sazan Benzetmesi
PAYLAŞ

Yok bu sefer yanlı ya da muhalif diğer gazetecilerin düştüğü “sazan” durumuna düşmem...

Başbakan’ın grup toplantısındaki konuşmaları “irticalen” yaptığı konuşmalar değil...

Hani birşeylere sinirlendiği, içindeki anlık öfke patlamasıyla konuştuğu türden konuşmalar değil ki...

Spontan gelişmiş, içindeki duyguların o anki akışıyla doğal gelişen sözler de değil...

Başbakan doğal ve içinden geldiği gibi konuşuyor gözüken, empati etkisi yüksek bir konuşmacı olduğundan, o konuşmayı o anda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sinirlenerek, doğaçlama yapmış gibi görünüyor...

Oysa o sözler, Başbakan’ın konuşmasını hazırlayanların planlayarak, ince siyaset mühendisliği hesapları yaparak oluşturduğu sözler...


***


Danışmanlar bellidir ki, AKP’nin kendi siyasal durumunu konsolide etmek, rakip partiyi de “bilinen sazan yöntemiyle” kendi kitlesi içinde konsolide ederek hapsetmek istemektedir...

Benim bu konsolide siyasi duruşlarla uğraşacak zamanım yok...

Konuşmayı hazırlayanlar gayet ustaca ve zekice “dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” diyecekler...

Bir sürü sazanla birlikte ben de atlayacağım!!!;

“Ne demek dindar bir gençlik yetiştirmek?..” diyeceğim;

“Herkesin dindarlığı kendine... Demokratik ve çoğulcu bir nesil ve gençlik gerek... Nasıl bugüne kadar tek tip bir gençlik yetiştirmek yanlıştıysa, bundan sonra da ‘dindar’ gençlik diye tek tipleştirmeye karşı çıkmalıyız” gibi genel geçer tartışılmaz kuralları sayıp kendi kendime 1789 Fransız burjuva devrimini ne kadar derinden özümsediğimi ispatlayacağım...


***


Kusura bakmayın da, bu sefer onları bizim Can Dündar yapsın...

Şimdilik benim hiç niyetim yok...

Joseph Stalin’in ateist nesil yetiştirme yanlışından, Tayyip Erdoğan’ın “dindar gençlik yetiştirme” yanlışına!!!, bir güzel manzume çıkarsın Can...

Sınıf arkadaşımdır bilirim; romantik manzumeler çıkarma konusunda üstüne yoktur...

Bana gelince, Başbakan’ın söylevlerini yazan “uyanık danışmanların” daha fazla oltasına sazan olup takılmam...

Benim sorularım şu;

Sayın Başbakan;

“Uludere katliamının sorumluları kim?..

Ne zaman ortaya çıkacak?..

Hükümetiniz bunu ne zaman açıklayacak?..

Tutuklu gazeteciler ne kadar daha tutuklu kalacak?..

En son beraber görev yaptığınız Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ müebbetle yargılanmak üzere mahkemeye sevkedildi...

Bu durum normal mi, sağlıklı bir demokrasiye işaret mi?..

Bu ülkede darbeler meselesi açılmamak üzere kapanmayacak mı?..

Darbe meselesi kapandıysa, habire niye son görev yaptıklarınız içeri alınıp müebbetle yargılanıyorlar?..

Darbe mevzusu kapanmadıysa, nasıl kapanacak ve ne zaman kapanacak?..

Daha ne kadar bu tutuklamalar, bu yargılamalar, bu hesaplaşmalar, bu devr-i sabıklar sürecek?..

Bu toplum ne zaman bir parça nefes alacak, rahatlayacak?..


***


Hrant Dink’in katilinin arkasındakiler gerçekte kimler?..

Yeni bir darbe mi yapmak istemişlerdi?..

Uğur Mumcu cinayeti çözülecek mi?..

O da mı bir darbe ortamının oluşturulması için yapıldı?..

Abdi İpekçi de mi öyle bir cinayetti?..”


***


Ben Başbakan’dan bu soruların cevabını istemekteyim...

Gerisi; nasıl bir gençlik yetişeceği meselesi...

Bu konuya sazan gibi atlayanlar, bir süre sonra sizin “Ben muhafazakar demokrat bir partinin başkanı olarak kendi arzumu dile getirdim... Yoksa biz kimsenin özgürlüklerine zinhar müdahalede bulunmayız” diyeceğinizi bilmiyorlar...

Dikkat ettim...

Beyoğlu Nevizade ve Asmalımescit’te dışarıya atılan masa ve sandalyeler yeni bir düzenle yine aynen yürüyecekler...

Ben sizi tanıyorum...

Hayatın hangi mecrada akacağını biliyorum...

Onun için o tartışmaları bir kalem geçelim...

Sazan olup bunlara atlamaya artık niyetim yok...

Onu Can Dündar kardeşim yapsın...

Benim bu sorduğum meseleler esas ne olacak?..

Danışmanlarınıza diyorum bir hatırlatsanız...

Bir zahmet bu sorulara bir konuşma metni hazırlasalar!..


*****


BEŞİKTAŞ’IN KAZANMASI ZOR... DOSTLUK KAZANSIN...

Kim bilir hayatımın kaçıncı Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi bu?..

Ne heyecanlar, ne stresler, ne mutluluklar ne mutsuzluklar yaşadık hep beraber...

En rahat seyredeceğim, en fazla keyif alacağım bir Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi bu...

Hiçbir iddiası yok ve olamaz Beşiktaş’ın çünkü...

Fernandes’ten, Quaresma’dan, Hilbert’ten, İsmail’den sonra Almeida ve Rüştü’nün de sakatlandığı haberi geldi dün akşam...

Bu kadar eksikle, hiç maç kazanacağım gerginliği olmadan oynarsanız ezeli rakibiniz, ebedi dostunuzla Saraçoğlu’nda...

Fenerbahçe seyircisi istemiş, ilk devrenin eşitlenmesi için Beşiktaş seyircisi de gidecek Kadıköy’e...

Beşiktaş’ın kazanması zor...

En iyisi dostluk kazansın...

Ben de yıllar sonra gerilmeden keyifli keyifli bir derbi seyredeyim...


*****


GÜNÜN ANLAMLI SÖZÜ

NE KADAR VERİRSENİZ O KADAR KAZANIRSINIZ...

“Bolluk prensibi başkalarına ne kadar verirseniz o kadar kazanacağınızı söyler...

Hayatımızda bolluk ve refahın olması için daha fazla vermeniz gerektiğini keşfettim ben...

Bolluk dünyayı dolaşan bir enerjidir...

Siz daha fazlasını verdiğinizde size daha fazlası döner...

İyi şeyler her zaman iyi işler yapan insanların başına gelir...

Robin Sharma“


***


Dönüp dolaşıp hep “ne kadar çok verirseniz o kadar çok kazanırsınız” yasasının değişik versiyonlarını aktarıyorum size...

Robin Sharma’dan, Deepak Chopra’dan ve diğer önemli yaşam gurularından...

Böyle davranmamın nedeni, önyargılarımızın en keskin ve değişmesi zor olduğu “alanın ego duvarlarımızca örülen dışına çıkmak istemediğimiz bu dar alan” olduğunu bilmemden kaynaklanıyor...

Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da ya da Arabistan’da; çağımız insanının kendisini en bloke ettiği alan “ego duvarları örerek kendisini sınırladığı alandır...”


***


Biz kendimizi dış tehlikelerden korumak için “ego” dediğimiz, dış tehlikelere karşı bizi koruyacağına inandığımız bir değerler sistemi oluştururuz...

Bir süre sonra “ego”muz kendimizle özdeşleşir...

Daha doğrusu biz özdeşleştiğini sanırız...

Koyduğumuz kurallar süre sonra bizi “onların içinde tutsak” hale getirir...

“Ego”larımızın içinde tutsak olarak yaşmaya ve hayatın, evrenin enerjisinden uzakta tecrit olarak yalnızlaşmaya başlarız...

Kimselere birşey vermememiz sıkı sıkıya tembihlenmiştir bize...

Biz de kimselerle fazlaca birşeyler vermeden, kendi kendimize birşeyler kazanmaya çalışırız...

Oysa vermediğimiz için, bolluk yasasını harekete geçirerek fazlasını alma ilkesini yaşayamayız...

Vermediğimiz enerji tıkanır...

Bize gelecek enerjinin de önünü kapatır...

Ego duvarlarımızdan ve “kural” diye koyduğu kısıtlamalarından kurtulmadan, evrenin enerjisiyle bütünleşmek mümkün olmaz...

Sharma’nın sözlerinden hareketle, minik bir ufuk turu yolculuğu yapmaya çalıştım bugün sizlere...

Biliyorum ki sizlere iyi gelecek şeyleri ne kadar aktarırsam, onları ne kadar kendime saklamazsam, enerjiyi ne kadar akıtır ve dolaşıma sokarsam o kadar mucize yine dönüp gelip beni bulacak...

İyi Pazarlar...


 

Yayın Zamanı : 5 Şubat Pazar 2012 18:27

TELEVİZYON

İNTERNET-MOBİL

GAZETE

RÖPORTAJ


KULİS BAŞLIKLARI

  • Ünlü Popçu BıçaklandıÜnlü Popçu Bıçaklandı

    Ünlü şarkıcı Metin Arolat, bu sabah 05:00'de komşularının kavgasını duyup ayırmaya çalışırken bıçaklandı.

  • Genelkurmay Başkanının GözyaşlarıGenelkurmay Başkanının Gözyaşları

    Hatay'da teröristlerin pususunda şehit düşen Binbaşı Erhan Dikmen'in cenaze törenine, katılan Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel gözyaşlarını tutamadı.

  • Cemaat'e Dokunan Yanar Mı?Cemaat'e Dokunan Yanar Mı?

    Gazeteci Ahmet Kekeç'ten Cemaat'e "hayati" uyarı. Kekeç, toplumda Cemaat üzerine olumsuz bir algının kökleşmeye başladığını söyleyip, Ahmet Şık'ın o meşhur cümlesini hatırlattı!

  • AK Parti Başkan Yardımcısı Silahlı Saldırıda Öldü!AK Parti Başkan Yardımcısı Silahlı Saldırıda Öldü!

    Şırnak Ak Parti İl Başkan yardımcısı Ali Kılınç, evinin önünde silahlı saldırıya uğradı.

  • Tweeter Nasıl Para Kazanacak?Tweeter Nasıl Para Kazanacak?

    Yıllar önce kurucularının “bir reklam platformu haline gelmeyeceğiz” dediği Twitter yavaş yavaş reklam kozunu oynamaya başladı.

  • Birand'ı Gülme Krizine Sokan KüfürBirand'ı Gülme Krizine Sokan Küfür

    Galatasaray'ın Şükrü Saraçoğlu stadındaki kupa sevincini anlatan Mehmet Ali Birand, Fenerbahçelilerin küfürlerini anlatırken gülme krizine girdi.

  • Hasan Cemal'den Gazetecilik DersiHasan Cemal'den Gazetecilik Dersi

    "Haber peşinde koşturan bir muhabirin en büyük hayalidir haber atlatmak. İyi bir gazeteci, büyük bir balığın yaklaştığını hisseder.

  • Nagehan Piyano Çalarsa...Nagehan Piyano Çalarsa...

    GAZETECİ, yazar, TV programcısı Nagehan Alçı’nın bilinmeyen bir özelliği... Nagehan 10 yıl piyano çalmış. Ancak 15 yıldır piyanoya elini sürmüyormuş.

  • Fenerbahçeli Futbolcudan GS'a Çirkin HakaretFenerbahçeli Futbolcudan GS'a Çirkin Hakaret

    Fenerbahçeli futbolcu Özgür Çek Galatasaray'ın şampiyon kupası aldığı sırada ağır suçlamalarda bulundu. Bu fotoğrafa yaptığı yorum Galatasaraylıları çıldırtacak...

  • 2 Türk Gazeteci Aileleri İle Görüştü2 Türk Gazeteci Aileleri İle Görüştü

    Suriye'de Beşşar Esed yanlıları tarafından kaçırılan ve kendilerinden yaklaşık 2 aydır haber alınamayan Türk gazetecilerden Hamit Coşkun ve Adem Özköse ailelerini aradı.