← →
  • 0

    Eurovision'da Rus Nineler Finalde

  • 0

    Erol Köse'den 'Deniz Seki' Yorumu

  • 0

    Gırgır TSK'yı Sarıkla Vurdu

  • 0

    Deniz Seki'ye 6 Yıl Hapis

  • 0

    Trabzonspor Bamba'sına Kavuşuyor

  • 0

    Beşiktaş'a Alman Panzeri

  • 0

    F.Bahçe'ye Devler Ligi'nde İlk Şok!

  • 0

    Ünlü Popçu Bıçaklandı

  • 0

    Cenazeme Hükümetten Kimse Gelmesin

Özkök'ü Ahmet Kaya Ve Dink İle Vurdu

Fehmi Koru, isim vermedi ama Ahmet Kaya ile Hrant Dink'in ölümleri üzerinden Ertuğrul Özkök'ü fena vurdu

Özkök'ü Ahmet Kaya Ve Dink İle Vurdu
PAYLAŞ

Önce bir itiraf bekliyoruz

Türkiye son 60 yılına damgasını vurmuş askeri darbeleriyle hesaplaşıyor. İyi ki hesaplaşıyor. Darbelere ve askeri yönetimlere maruz kalıp da bu geçmişleriyle hesaplaşmamış ülkelerde demokrasi yerleşemiyor çünkü.
 
Pavlov’un köpeklerle deneyinde yaşandığı gibi, siyasi suikastlar ve kışkırtılmış yığınların sebep olduğu toplumsal hareketler, ne oluyorsa oluyor, sonunda darbeleri getiriyor... Dün, iki önemli dönemeçte -12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997’de meydana gelen darbeler öncesinde- neler yaşandığını hatırlatmak için isim isim bilançosunu çıkartmıştım. Merak ederseniz, bir göz atarsınız.
 
O kadar aydın, onlarca can, darbeler olabilsin diye hayatlarını kaybetti bu ülkede...
 
Şimdi esas soruyu sorayım: “Darbelerde basının/medyanın rolü var mıydı?”
 
Aslında gerçek herkes tarafından bilindiği için gülümsetebilecek bu soruyu, son günlerde kendisinin çok etkili olduğu bir dönemde yaşanmış iki olaydaki rolüne kafasını takmış bir yazardan esinlenerek sordum. Yoksa darbelerde basının/medyanın rolü hiç tartışılmayacak bir gerçekliktir. Tereddüdü olanlar, 12 Eylül (1980) darbesinin lideri Kenan Evren’in, idareye el koymadan önce kendilerini “Daha ne duruyorsunuz?” diye kışkırtan, el koyduktan sonra da alkışlayanlardan örnekler sunduğu hacimli kitabına bakabilir.
 
Basın/medya destek vermeseydi darbeler ya yaşanmaz, ya da zor gerçekleştirdi.
 
Fark ettiğiniz gibi, konuyu sadece Ahmet Kaya ile Hrant Dink’in ölümleriyle sınırlı tutmuyorum. Hem Kaya hem de Dink kampanyaya dönüştürülmüş bir medya linci sonucunda hayatlarını kaybettiler. Önce gerçekler çarpıtıldı, sonra çarpıtmalardan hareketle ‘itibarsızlaştırma’ kampanyası başlatıldı, ardından da... Yaşanan süreçte, biri (Ahmet Kaya) kalbi daha fazla dayanamadığı, diğeri (Hrant Dink) iyi saatte olsunların insafına terk edildiği için hayatlarını kaybetti.
 
Her iki olayda ‘linç’ girişimini başlatan gazetenin okur temsilcisi bile sorumluluklarının bulunmadığını iddia edemiyor. Nasıl edebilir ki? Atılan manşetler, gazetenin köşelerinden hedef seçilmiş kişilere fırlatılan öldürücü oklar saklanabilecek gibi değil. Ahmet Kaya ve Hrant Dink gazete tarafından ‘demonize’ edildi; başlarına gelen mukadder bir sondu.
 
Ölümle sonuçlanan sürece attıkları manşetler ve yazdıkları yazılarla katkıda bulunanlar ne derece sorumludur? Kendini savunma derdindeki başsorumlu, geçmiş darbelere zemin hazırlamak için işlenmiş siyasi cinayetler öncesindeki kalem kavgalarını hatırlatarak düze çıkma çabasında; pek başarılı olduğu söylenemez. Yalanla, dolanla, gerçekleri çarpıtarak işlenmesine doğrudan veya dolaylı katılınan cinayetlerin kanı, ne kadar yıkanırsa yıkansın, ellerden çıkmıyor. Lady Macbeth’in ellerinden çıkmadığı gibi...
 
Kalemin kılıç kadar etkili olabildiği, insan hayatına kastedip can alabildiği iki örnek olay Ahmet Kaya ile Hrant Dink’in başına gelen... İlk de değil, son olacağını da sanmıyorum. Apaçık, gün ışığında işlenmiş iki cinayet var karşımızda.
 
Sorumluluğu azaltmanın yolu, aldırmaz tavırlardan, önemini küçültmekten, suçun yükünü başkalarının sırtına yüklemekten veya anlamsız mukayeselerle yaptığını saptırmaktan geçmiyor; nafile çabalar bunlar...
 
“Kabahatim yok” diye özetlenebilecek savunmasını aldık olayların başsorumlusunun ve kabul edilir bulmadık.

Yayın Zamanı : 3 Şubat Cuma 2012 14:53

TELEVİZYON

İNTERNET-MOBİL

GAZETE

RÖPORTAJ


KULİS BAŞLIKLARI

  • Ünlü Popçu BıçaklandıÜnlü Popçu Bıçaklandı

    Ünlü şarkıcı Metin Arolat, bu sabah 05:00'de komşularının kavgasını duyup ayırmaya çalışırken bıçaklandı.

  • Genelkurmay Başkanının GözyaşlarıGenelkurmay Başkanının Gözyaşları

    Hatay'da teröristlerin pususunda şehit düşen Binbaşı Erhan Dikmen'in cenaze törenine, katılan Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel gözyaşlarını tutamadı.

  • Cemaat'e Dokunan Yanar Mı?Cemaat'e Dokunan Yanar Mı?

    Gazeteci Ahmet Kekeç'ten Cemaat'e "hayati" uyarı. Kekeç, toplumda Cemaat üzerine olumsuz bir algının kökleşmeye başladığını söyleyip, Ahmet Şık'ın o meşhur cümlesini hatırlattı!

  • AK Parti Başkan Yardımcısı Silahlı Saldırıda Öldü!AK Parti Başkan Yardımcısı Silahlı Saldırıda Öldü!

    Şırnak Ak Parti İl Başkan yardımcısı Ali Kılınç, evinin önünde silahlı saldırıya uğradı.

  • Tweeter Nasıl Para Kazanacak?Tweeter Nasıl Para Kazanacak?

    Yıllar önce kurucularının “bir reklam platformu haline gelmeyeceğiz” dediği Twitter yavaş yavaş reklam kozunu oynamaya başladı.

  • Birand'ı Gülme Krizine Sokan KüfürBirand'ı Gülme Krizine Sokan Küfür

    Galatasaray'ın Şükrü Saraçoğlu stadındaki kupa sevincini anlatan Mehmet Ali Birand, Fenerbahçelilerin küfürlerini anlatırken gülme krizine girdi.

  • Hasan Cemal'den Gazetecilik DersiHasan Cemal'den Gazetecilik Dersi

    "Haber peşinde koşturan bir muhabirin en büyük hayalidir haber atlatmak. İyi bir gazeteci, büyük bir balığın yaklaştığını hisseder.

  • Nagehan Piyano Çalarsa...Nagehan Piyano Çalarsa...

    GAZETECİ, yazar, TV programcısı Nagehan Alçı’nın bilinmeyen bir özelliği... Nagehan 10 yıl piyano çalmış. Ancak 15 yıldır piyanoya elini sürmüyormuş.

  • Fenerbahçeli Futbolcudan GS'a Çirkin HakaretFenerbahçeli Futbolcudan GS'a Çirkin Hakaret

    Fenerbahçeli futbolcu Özgür Çek Galatasaray'ın şampiyon kupası aldığı sırada ağır suçlamalarda bulundu. Bu fotoğrafa yaptığı yorum Galatasaraylıları çıldırtacak...

  • 2 Türk Gazeteci Aileleri İle Görüştü2 Türk Gazeteci Aileleri İle Görüştü

    Suriye'de Beşşar Esed yanlıları tarafından kaçırılan ve kendilerinden yaklaşık 2 aydır haber alınamayan Türk gazetecilerden Hamit Coşkun ve Adem Özköse ailelerini aradı.