← →
  • 0

    Azeri Sanatçı Günel'e 9 Ay Hapis

  • 0

    Cansu Dere'nin İkinci Cem Hüsranı!

  • 0

    Can Bonomo'yu Ailesi İzleyemeyecek!

  • 0

    Burak Avrupa'yı Salladı

  • 0

    Gökmen Özdenak'tan Büyük Gaf

  • 0

    Eurovision'da Rus Nineler Finalde

  • 0

    Erol Köse'den 'Deniz Seki' Yorumu

  • 0

    Gırgır TSK'yı Sarıkla Vurdu

  • 0

    Deniz Seki'ye 6 Yıl Hapis

Fulya Zenginer Aşka Dair Konuştu

Fulya Zenginer: "Mücadele etmemi gerektirecek bir aşk istemiyorum.." diyor.

Fulya Zenginer Aşka Dair Konuştu
PAYLAŞ

’Tövbeler Tövbesi’ dizisinde aşkı için her türlü mücadeleye göğüs geren bir karakteri canlandırıyorsunuz. Gerçek hayatta da aşk için Fidan kadar mücadeleci olur musunuz?
Ben aşkta mücadeleci değilim. Bu konuda düşüncelerim çok farklı. Mücadele etmemi gerektirecek bir aşk istemiyorum. Zaten iki taraf birbirini çok seviyorsa ne için mücadele verilebilir, ben bunu sorguluyorum. Mesela biri hasta olur onun için gerekli fedakarlığı yaparım, kendimden ödün vererek mücadele ederim. Ama bir sebep göremiyorum aşk ile mücadele için. Aramıza biri girecek de onu mu ekarte etmeye çalışacağım ki bu bence çok gurur kırıcı.

- Daha önce hiç aşık olmadınız mı?
Aslında ben de kendime soruyorum, hala cevabını bulamadım. İnsanların aşk için mücadele ederken gözleri hiçbir şey görmüyor. Ben hiçbir zaman öyle olmadım, hep çok mantıklıydım. Galiba hiç aşık olmadım. Bunu söylemek geçmişte tanıdığım insanlara çok büyük ihanet olur gibi de geliyor ama bilmiyorum. Hala emin değilim sanırım o konuda. Aşk bence korkutucu bir şey... Herhalde karşıma biri çıkmasında aşık olmayayım diye bakıyorum.

- Kariyerinizin önüne geçmesinden mi korkuyorsunuz?
Evet, işim ve hayatım... Var olan bir düzenim var, onu bozmaya hiç niyetim yok. O kadar uzun zaman bir şeyler için mücadele ettim ki; hastalıklar, ailem, annemin rahatsızlığı. Mesleğimle ve eğitimimle ilgili şeyleri rayına oturtmak zaman aldı. Hayatımda ilk defa her şeyin düzenli olduğu bir zaman dilimini yaşıyorum. Bunu birinin bozmasına izin veremem.

AYRILMAK, VERDİĞİM EN DOĞRU KARARDI

- Öpüşme sahneniz çok konuşuldu ve sevgilinizden ayrıldınız. Bunun verdiği pişmanlık var mı?

Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan birisi. Çünkü anlık olaylar insanların gerçek karakterlerini görebilmek adına daha doğru dilimlerdir. ’Arkadaşını rakı sofrasında tanırsın’ derler ya, ben de diyorum ki; anlık bir şeye verdiği beş saniyelik tepki bir insanı tanımam için belki beş yılın üstünü örtebilir. Eminim ki o da iyi biri ama bana göre biri olmadığını gösterdi. Çünkü hayatım boyunca bu tip bir baskıyla yaşayabilecek bir insan değilim. Bir öpüşme sahnesine garip bir tepki verdi. Ben bu durumun konuşmasını yaparım hayatıma giren insanlarla. Hayatımdaki benimle ilgili kararları ben veririm. Tek istediğim şey karşımdaki insan beni değiştirmeye çalışmasın. Ben buyum. Olmuyorsa gidecek. O kapı her zaman açık o yüzden.

- Öpüşme sahnesi yüzünden sevgilinizden ayrılmanız mesleğinize olan düşkünlüğünüzü gösterdi aslında. Bu hamleyi yapan bir insan olarak, oyunculukta kendinize koyduğunuz kurallar var mı?
İnanmadığım hiçbir şeyi yapmayacağım. Bu benim her zaman kuralım, sınırım. Bir şeyi okuduğumda inanıyorsam, onun yolunda giderim. Eskiden ’şu sahneyi oynamam’ dediğim zamanlar oldu ama şimdi bakıyorum ’Evet, bu sahne buraya gerekli’ diyorsam bir kuralım yok. En önemlisi ben, 10 yaşlarındaki beni üzmemeliyim. O kızın olmak istediği şeyi olmalıyım. İnanmadığım bir şeyi yapmak, ruhunu satmak gibi geliyor bana. Ruhumu satamam. Yani sınırım inancım diyebilirim. Sahnenin nasıl çekileceğine bağlı olarak, inandığım takdirde sevişme sahnelerinde oynarım.

GARİP BİR İNSANIM

- Asla yapmam dediğiniz şeyler var mı?

Hiçbir şey yok. Her şeyi denemeye çalışıyorum. Geçen yaz bir sabah kalktım ve parasiding uçuş yapmak istedim, gittim yaptım. En son 200 metrede uçuyordum. Kafama göre yaşıyorum.

- Öyküler yazıyordunuz. Onlar ne durumda?
Senaryo yapma gibi bir düşüncem yok. Tek hayalim roman. Senaryo normal yazarlıktan çok başka bir şey... Başkalarının fikirleri senaryoya dahil olabiliyor ama roman tamamen bana ait olacak. Şu anda yarım yarımlar. Artık biteceği tarih hakkında yorum yapamıyorum. İnsanlar merak ediyor ve yalancı çıkmak istemiyorum. Bazen çok hızlı gelişiyor, bazen hiç yazamıyorum.

ERKEK KARİZMATİK OLMALI

- Aşık olduğunuzda hayaller kuruyor musunuz?

Ruh eşimi bulabilmek hayalim var benim. En azından bir konuyu baştan sona konuşabileceğim, tartışabileceğim, karakteri çok güçlü bir erkek olmalı. Benim için erkeğin yakışıklı olması değil, karizmatik olması önemli. Ukala insanı sevmem ama kendine güvenmeyen insanı da sevmem. Maddiyata da çok önem vermiyorum ama karşımdaki insanın kafaya taktığına şahit olmuştum. En azından bir iş yapabilmeli. Bir mesleğin ucundan tutmak, hayatta kendini bulmaktır.

- Evlilik ile ilgili düşünceleriniz neler?
Biriyle evlenebilmem için çok aşık olmam lazım. Çok fazla düşünmeden tüm vaktimi onunla geçirmek istediğim için evlenebilirim ancak. Öncelikle sadık ve cesur olmalı.  Hayata ve aşka karşı benden daha cesur olsun ki benim eksiğimi tamamlasın. Bu bir oyuncu da olabilir ama rol arkadaşım olamaz.

KONSERVATUAR GEREKLİ DEĞİL!

Tiyatro eğitimi aldığını ve bu nedenle şu anda Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde okumayı tercih ettiğini söyleyen Fulya Zenginer, tek tip olmaktan kaçındığı ve var olan bilgilerine yenilerini eklemek istediği için böyle bir tercih yaptığını ifade etti. ’Farklı konular ufkumu genişletiyor’ diyen Zenginer, ’Herkesin gittiği yerlere gidip herkesin yaptıklarını yapmam. Ücra yerde bir çay ocağında da oturabilirim, çok nezih bir yerde yemek de yiyebilirim. Oyunculuk dışında başka bölüm okuyarak hocalardan farklı bir nefes, farklı bir bakış açısı alabiliyyorum. Şu anda da bunun yararını görmeye devam ediyorum. Alaylı olarak başarıyı yakalamış o kadar çok oyuncu tanıyorum ki, bu eğitimi çok da şart görmüyorum. Bence oyunculuk kalpten gelir’ dedi.


Abdullah Malkoç

 

Yayın Zamanı : 27 Aralık Salı 2011 09:59

KULİS

TELEVİZYON

İNTERNET-MOBİL

GAZETE


RÖPORTAJ BAŞLIKLARI